İncir uyutması çok güzel ve beğenilen bir tatıdır.Bir çok uyutma şekli vardır.Bugun size Nezihece İncir Uyutmasını tarif edeceğim.

Malzemeler:

  • 2.5 su bardağı süt
  • 8/10 adet incir
  • Sıcak su

Hazırlanışı:

İlk önce güzelce yıkadığımız incirleri sıcak su içinde  bir saat kadar bekletelim. Yumuşadığından emin olduğumuz incirleri kesme tahtası üzerinde, minik küpler oluşturarak doğrayalım. Bu minik küp şekilli incirkleri bir kaba alalım. İkibuçuk su bardağı  sütü tencereye koyup ısıtalım.Yoğurt mayalama sıcaklığına ulaşınca, altını kapatalım. ısıtılmış sütten kepçeyle alarak, minik küpler halinfde  doğranmış incirlerin üzerine konulup tahta kaşıkla iyice ezilir. yada blendırla çekilebilir fakat tamamen ezilmemeli taneleri parça parça kalacak şekilde çekilip, tencereye aktarılır. Tahta kepçeyle bir tur karıştırılıp kaselere pay edilir.Kaplar mayalanabilmesi için ılık kallörifer peteği üzerine dizilir. Yada oda sıcaklığında üzerine çay tabağı kapatılıp,  ısıtılmış temiz bi,r bezle sarılarak ta olabilir; iki saat uyutulur.yani mayalanır 2 saatin dolmasıyla uyandırılır yani üzeri açılır ve 2-3 saat buzdolabında dinlendirilir.

Üzeri için ceviz, nar, fıstık gibi malzemelerele süsleme yapabilirsiniz.

Artık servise hazır.

Afiyet Olsun….

 

 

 

 

 

 

 

Sebzeli böreklerin en sevilenidir Ispanaklı Börek.

Malzemeler:

  • 5 adet yufka
  • 0.5 kg ıspanak
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • yarım su bardağı su
  • 1 çay kaşığı karabiber
  •  tuz

üzeri için

  • 1 yumurta
  • 1 tatlı kaşığı çörek otu veya
  • 1 tatlı kaşığı susam

Hazırlanışı:

Ispanaklı Börek yapımı için önce iç malzemaleri hazırlamalıyız.

Önce ıspanakları ayıklayıp, bol suyla güzelce yıkayarak temizleyelim.Sularının akıp kuruması için tel süzgeçte beklemeye alalım. Bu arada kuru soğanı ayıklayıp, yemeklik doğrayalım ve sıvı yağda ara sıra karıştırmak suretiyle hafif pembeleşene kadar karıştıralım.üzerine temizlenmiş ve doğranmış ıspanağı ekleyerek karıştıralım. Sırasıyla karabiber , tuz katıp bir kaç kez daha karıştırdıktan sonra suyu ilave edelim. Orta hararetli ateşte ara sıra karıştırarak suyunu çekene kadar pişirelim. Ispanaklı böreğimizin içiliğini, piştikten sonra derin bir kabın içine alalım ve soğumaya bırakalım.

Yufkaları açarak tezgaha dizelim .Her birini ikiye bülmek suretiyle kenara ayıralım. Ispanaklı içiliğimiz ılıklaşıınca böreği sarmaya başlayabiliriz.İkiye böldüğümüz yarım yufkaları düzelterek açalım düz kenarından dört parmak içeri katlayarak ıspanaklı içiliğimizi bir çorba kaşığı kadar içine yayalım. Yufkanın önce bir kenarından başiayarak bükerek dolayalım.uzun içi dolu yufkayı önceden yağladığımız tepsinin ortasından başlayarak burmak soretiyle dolayalım. Helezon şekline getirelim.aynı işlemi kalan yarım yufkaların hepsine uygulayalım.

Püf oktası bu hazırlanan, içi  ıspanak dolu yufkaları sıkıştırmadan dizmek ve birbirine ekleyerek tepsinin içini doldurmak.

Tamamı dolan tepsinin, son olarak  üzerine bir yumurtayı çırparak sürelim.

Arzuya göre üzerine çörek otu yada susam serpilebilir.

180 derece sıcaklıkta turbo ayarında 40 dakika pişirilen ıspanaklı börek, sıcak servis edilir.

Afiyet olsun…

 

 

 

 

 

Gayrettepe metro durağında bulunan Karanlıkta Diyalog; görme engellilerin yaşadıkları hayatı daha iyi anlayıp empati kurmak için tasarlanıp hazırlanmış bir yer. Karanlıkta Diyalog, görme engelli insanların yaşadığı hayatı tecrübe etmek için başka bir deyişle,onların neler yaşadığını hissetmek için güzel bir fırsat. Karanlıkta Diyalog için içeriye girip karanlık yaşantı başladığında, size yardımcı olan görme engelli bir rehber var. Bu rehber önderliğinde İstanbu’u gezmeye başlıyorsunuz. Öyleki heryer zifiri karanlık. Gözlerimiz alışır belki biraz görebilir diye ümit ediyoruz ama imkansız .Kendi el ve kollarımızı yüzümüze gözümüzün hizasına kaldırıp hareket ettiriyoruz ama hiç bir şey görünmüyor.Tamamen zifiri karanlık. İnsan bazı anlar dehşete kapılıyor, darlanma geliyor. Neyseki çıkarız diye düşünüp rahatlıyoruz.Sonra ya bu karanlığa mahkum olan insanlar. Düşünüyoruz. İçeride ilerlerken dolaştığımız yerleri anlamaya çalıştık. Zifiri karanlıkta çocuk parkını hissetmeye çalıştık.Zifiri karanlıkta yani hiç birşey görmeyerek İstiklal caddesinde gezindik. Grup arkadaşlarımızla tramvaya binmeye çalıştık. Bunda başarılı olsakta bir çoğumuz oturmak için yer bulamadık. Rehberimiz bize yardımcı oldu. Bır görme engellinin yolculuk yaparken yaşadığı zorlukları iliklerimize kadar hissettik. Bir tecribemizde alışveriş yapmakla ilgili oldu. Grubumuzdan birisi göremediğimiz bir dükkandan istemek suretiyle bisküvi satın aldı.Cebine daha önceden ayırmış olduğu 20 tl. yi aldığı bisküvinin parasımnı ödemek için kullaandı. 2 tl olduğu söylenen bisküvinin alışverişinden para üstünün kontrolünü ancak , Karanlıkta Diyalog yolculuğumuzun sonunda , yani dışarıya aydınlığa çıktığımızda anlaşıldı. Her birimizin şaşırmasına karşılık para üstü tam 18 tl idi ve doğruydu. Görme engelli insanların alışveriş yaparken bile yaşamış olduğu bu sıkıntı bizi çok etkiledi. Bizim yaşantımızda engelli insanların hayatını kolaylaştırmak adına elimizden gelen her türlü destek ve yardımı bu tecrübeden sonra daha çok canla başla gerçekleştirme kararımız artık çok daha kesinleşmişti.Gözlerimizi kullanmadan geçirdiğimiz bu kısa zamanda hissettiklerimiz, bundan sonraki hayata bakışımızı son derece olumlu etkilemiş olacakki; her birimiz ilk önce bolca şükrettik.Elimizde bulunan nimetlerin farkında olarak, aramızda yardımlaşmayı artırıp, ihtiyacı olan insanların da hayatını kolaylaştıracak düzenlemelerin yapılmasını  ve kuralların, her kesimden insanların da hayatın içinde olduğu düşünülerek hazırlanması gerektiği konusunda hem fikir olduk.

Aslında anlattıklarım yaşadıklarımızın yanında çok yetersiz kalıyor. Çünkü Karanlıkta Diyalog anlatılmaz yaşanır

Böylesi anlamlı bir tecrübe yaşamamıza sebep olan herkese çok teşekkür ederiz.

H.

 

Ülkemiz otomobil yolculuğunda 2022 yılından itibaren dünya pazarını yakalamış olacak.Bu sadece bir otomobil imalatı olmayıp, Türk insanının ne kadar üretici olduğunun bir göstergesi olacaktır.Tüm gençlerimize her türlü alanda umut olacaktır. Ülkemizde gelecek dönemde sadece Otomotiv alanında değil diğer alanlardada Markalarımız çıkacaktır.Çünkü son 20 yıldır yetişen gençlik bie kıvılcım bekleyişindeydi.Bu kıvılcımla beraber özgüvenimiz artarak her üretim alanında var olabileceğimizin ispatı olmaktadır. Yeni nesiller yurt dışına gitme düşüncesinden vazgeçip, ülkemizde kalarak ülkemizin zenginleşmesine çok büyük katkılar sağlayacaktır. Ülkemizde yıllardır özgüveni az olan, bizim hiçbir üretimyapamayacağımızı , sürekli dışa bağımlı olacağımızı düşünen nesiller, yeni nesil yetiştirmeye muvaffak oldu.. bu dünyada önemli bir başarıdır. Şu an Çin %37, Avrupa %28, Kuzey Amerika%26, Japonya %6 Güney Kore %1 diğerleri ise %2 dünyada araç sayısı, 2011’den bu yana 4 milyona ulaşıtı. Hızlanma 2016 ‘da başladı.Japon dünya pazarında %6 paya sahip. 40 bin Şarz istasyonu var. 2022 yılına kadar pazarın 5  milyona ulaşacağını düşünürsek, bizim yıllık üretimimiz 175 bin adet olacağından, dünya pazarının, %3.5 ine ulaşacağız.İşte bu oranı yakaldığımızda, büyük bir başarı elde etmiş olacağız. Ülkemiz içerisinde buna inanmayanlrın  oranının %15 civarıbda olduğunu düşünüyorum. Elektrikli aracımızın dizayn tekli ön aks genişliği ve dış çizimleri satın alma yapılarına göre yapılmış ve çok hassas çalışılmış. Bunun bir başlangıç olduğunu düşünüyorum.Ülkemiz insanının tarihten bu yana gelen bir çok ülkeye önderlik etmesi bilimde gelişmemizle beraber çağı yakalayıp tekrarda gençlerimiz dünyadaki yeni teknolojilere önderlik edeceğini düşünüyorum ve  bu durumdan dolayı çok mutluyum. Bilim ve teknolojinin maneviyatla buluşması ile birlikte, ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti yeni nesillerimizin büyük katkıları ile dünyada önemli bir zenginlik, refah, ve zalim ülkerin karşısında  dik durabilen Mazlumlara kucak açan bir ülke konumunda , daha güçlü bir şekilde olacaktır.

Yaşasın inanan Türkiye Cumhuriyeti;

yaşasın Yeniden üreten gelişen Türkiye Cumhuriyeti.

T.

Köfteci Yusuf  ismi herkese lezzetli bir köfte tadı çağrıştırır.

Köfteci Yusufla tanışmam yıllar öncesine dayanır. Bursa “ya yaptığımız seyahatlerden birinde, yol üzerinde bulunan Köfteci Yusuf , ızgara köfte kokusuyla bizi cezbetmiş., vakit darlığı sebebiyle duramadığımız için paket yaptırıp, arabaya alarak yemiştik,Müptelası olduğumuz bu lezzeti Bursa”ya her yolumuz düştüğünde uğrayıp hem yiyip, hem de paket yaptırarak sevdiklerimize taşıdığımız Köfteci Yusuf artık Pendik sahil İdo iskele girişinde.

Duyduğumuzda çok sevindiğimiz ve ilk fırsatta ailecek bir pazar yemeği yemek için   tercih ettiğimiz  Köfteci Yusuf Pendik te; daha ekonomik ve daha bereketli olduğundan, masamıza yarım kilo köfte ve yarım kilo ile kuzu şiş sipariş ettik,İkram olarak ise  mevsim salata ve acı sos getirdiler. Hızlı ve seri hizmet etmeleri çok etkileyiciydi.Çocukların yemek için acele etmesi bile bizi bunaltmadan son buldu.Özellikle yemek yeme sorunu olan küçük oğlumun kuzu şişi çok beğenerek yemesi, bizi gerçekten çok sevindirdi. Yemek yememiz bittiğinde hemen çay ikram edildi.Yediğimiz yemeğin lezzeti, güler yüzlü hizmeti ve çıkışta yaptığımız haftalık kasap alışverişi bizi çok mutlu etmişti.

Haftanın her günü sabah 09;00 ile 23;00  saatleri arasında Köfteci Yusuf Pendik”e giderek özel tarif güzel lezzetli köftesini yiyebilirsiniz. Köftenin yanı sıra  çorba,salata kuzu şiş,ciğer,kuzu pirzola,sucuk gibi zengin menü ve ekmek kadayıfı tatlısını da sipariş edip tadabilirsiniz.Kahvaltı seçeneği olan mekanda menemende yiyebilirsiniz. Köfteci Yusuf personeli, müşteri memnuniyeti için ellerinden gelen gayreti gösteren her türlü özveri içinde çalışan bir ekipten oluşmaktadır.

Mekanda kasap bölümü olduğundan,kasap alışverişini yapabileceğiniz Köfteci Yusufta, et ve sucuk çeşitlerini bulabilirsiniz.

Köfteci Yusuf ; köfteyi  çiğ ve pişmiş  olarak kilo ile satın alabilme imkanı da sunmaktadır.

Herkese tavsiye ederim.

 

Safranbolu nerede? sorusunun tam cevabı coğrafik olarak şöyledir. Türkiye’nin kuzeyinde, Karadeniz Bölgesinde bulunan Karabük ilinin sınırları içerisinde bir ilçesidir. Safranbolu’nun etrafında  Karabük’ün ilçelerinden doğusunda Eflani, batısında Yenice, güneyinde Merkez ve Ovacık ilçeleriyle birlikte güneydoğusunda Kastamonu’nun Araç ve kuzeyde de Bartının Ulus ilçeleriyle sınır komşusudur. Karabük şehir merkezine 8 kilometre uzaklıktadır.

Safranbolu hakkında  ve Safranbolu Evlerinin güzelliği hakkında birçok şey duydum. Gezmeyi seven biri olarak ben, her zaman Safranbolu ilçesini ve Safranbolu Evlerini gezip görmek istedim. Ve bir haziran günü nasip oldu, yolumuz düştü,  biz bu harika atmosferin içinde bulduk kendimizi.Safranboluya nasıl gidilir diye merak edenlere hemen anlatacağım. Karabük’ün ilçelerinden olan Safranbolu ulaşımı oldukça kolay bir yerde. Karabük’ten Kastamonu’ya giderken hemen yol üzerinde.

İstanbuldan yapılan günü birlik turlar bu tarihi mekanı gezip görmeniz çin oldukça ideal.

Safranbolu hakkında  anlatacaklarım  nezihece yaşadıklarımdan ibarettir. Açık ve sıcak bir haziran günüydü hatırlıyorum. Arabadan inmeyi iple çekiyorduk. İstanbuldan yola çıkalı bir kaç saat olmuştu. Molayı Safranboluda verip hemde gezmeyi planladğımız için oldukça heyecanlıydık..Aracı park ettikten sonra, Safranbolu çarşısında gezmeye başladık. Epeyce bir alış veriş yaptıktan sonra, harika Safranbolu Evlerinden birinin kocaman kapısından içeri girdik. Büyükçe bir avluya açılan kapının yanlarından koridor şeklinde  dönen ve odalara ulaşmayı sağlayan  ahşap trabzanlı bölmelerden merdivenle ikinci kata çıkılabilen Safranbolu Evinin odaları görülmeye değer.

En meşuru olan Kaymakamlar Müze Evini gezmek için buradan ayrıldık. Kaymakamılar Müze evinde , eski dönem kıyafetler giydirilmiş mankenlerle odalarda eski zamanlardaki yaşantılar canlandırılmak istenmiş. Bu gezinti sizi  duygusal olarak tarihi bir seyahat gezisi hissi vermektedir.

Her gezdiğiniz Safranbolu Evlinde faklı tarihi bir alet ve eserle karşılaşıyorsunuz bu çok heyecan verici. Örneğin kimbilir kaç senelik bilmem bir yangın söndürme tulumbası, yine aynı şekilde ayakkabı imaltıyla ilgili aletler, yün eğirmek için kullanılan çıkrıklar, vesaire  bir çok tarih kokulu eşyalar.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Safranbolu Hakkında bilinmesi gereken en önemli şeylerden biriside, burada sadece turist gibi gezerek bir yer görmüş olmak değil de, tarihin  sayfaları arasında bir gün yaşayarak geçirdiğinizi hissedeceğiniz otantik bir mekan olduğudur. Bunun canlı örneği Safranbolu Saat Kulesidir.Safranbolu Saat Kulesi ziyaretimizde  kırk yıllık tarihi canlı anlatan İsmail amcayla tanışmış olmak ve kendisinden dinlemek unutulmaz anlardan olup gerçekten çok etkileyicidi.

Nezihece anlatmaya çalıştığım Safranbolu ve Safranbolu Evlerini en yakın zamanda ziyaret etmenizdir. Ben öyle yapmayı planlıyorum.

İyi gezmeler.

 



Zeytin Nasıl Kurulur?

Zeytin nasıl yapılır? Bu soru yıllar önce benim için gerçekten cevabı çok zor olan bir soruydu. Çünkü bence zeytin yapmak ancak bu işin uzmanlarınca yapılırdı. Yanıldığımı  ilk defa zeytin kurduğumda anladım. Zeytin kurarken pekçok yöntem kullanılmaktadır. Şimdi size zeytin nasıl kurulur? nezihece tarif edeceğim.

Zeytinleri  gazlı içeceklerin pet şişelerine  kurmamız gerekmektedir. Benim vereceğim ölçü,  2,5 litrelik pet şişe için malzeme listesi olacaktır.Zeytinin kurulma ve olgunlaşma süresi takriben üç ayı bulmaktadır.

Malzemeler:

  • 2.5 litrelik gazlı içecek pet şişesi
  • 1yada 2 adet cam kavanoz
  • 1,5 kg Zeytin
  • 1 çay bardağı sızma zeytin yağı
  • 1 çay bardağı salamura tuz
  • Yarım çay bardağı sirke
  • Ayrıca yarım çay bardağı salamura tuz

 

Ekim sonu kasım ayı civarı temin edeceğiniz siyah zeytinlerin tazesini pazardan satın aldıktan sonra güzelce bol suyla yıkayalım. Temizlenmiş yıkanmış zeytinleri daha önce hazırlamış olduğumuz gazlı içecek şişesine dolduralım. Bu zeytinleri şişeye doldururken ara ara şişeyi sallamak suretiyle iyice yerleşmesini sağlayalım. Ayrı bir yerde derin bir kabın içine  gerekli olan salamura tuzu, sızma zeytin yağını, ve yarım çay bardağı sirkeyi (ben üzüm sirkesi kullandım arzu ederseniz elma sirkeside kullanılabilir.) karıştıralım. İyice karıştırdığımız malzemeleri, zeytinleri doldurduğumuz pet şişeye yavaş ve dikkatlice dökelim. Bu dökme işi biraz zahmetli ve zor olduğu için huni kullanabilirsiniz. Kapağını sıkıca kapatarak şişeyi kuvvetlice çalkalayalım.çakaladığımız zeutin şişesini yan yatırarak 15 gün boyunca günde birkaç kez yuvarlamak suretiyle çalkalamaya devam etmeliyiz. 15 günlük çalkalama süresi bittikten sonra 2 ay bu şekilde yanyatık bir vaziyette bekleteceğiz. 2 aylık sürenin sonunda, zeytin şişesinin içinde biriken gazı kapağını aralamak suretiyle çıkartacağız. Artık zeytinin tamam  olmasının son bir ayına girmiş bulunmaktayız. Bu son ay, zeytin şişesinin birkaç kez daha kapağını açarak gazını çıkartmalıyız.

Artık 3. ayın sonuna geldiğimizde, zeytin şişesinin içinde biriken suyu boşaltarak, şişenin içine ya, en az bir gece dinlendirilmiş musluksuyunu yada hazır içme suyunu dolduralım. Zeytin şişesini bir gece beklettikten sonra suyunu boşaltalım. Şişeyi keserek zeytinleri cam kavanoza aktaracağız .yanlız bunu bir sıra zeytin bir sıra tuz olacak şekilde yerleştireceğiz.Daha önceden ayırdığımız yarım çay bardağı salamura tuzla bunun için kullanılacak. Bu şekilde hazırlanmış cam kavanozadaki zeytininz artık kahvaltı sofralarında yerini almaya hazır.

 

Afiyet olsun..

 

Not: Yemeye başladığınız zeytininizde acılık var ise, su doldurup bir gece beklettiğimiz ve sonra boşalttığımız işlemin sayısını artırmalısınız. Günlük suyunu değiştirerek bu işlemi bir hafta daha sürdürebilirsiniz.

 

 

Pembe sultan, çok pratik ve kolay yapılan bir tariftir. Tam mevsiminde olduğumuz kırmızı pancarın, kış hastalıklarına karşı, bağışıkllık sistemini güçlendirme özelliğine sahip olası nedeniyle de bolca tüketilmesi oldukça önemlidir. Akdeniz bölgesi anavatanı olan bu kök bitki, antioksidan olarak A,B,C, demir, fosfor, mağnezyum, potasyum, çinko ve kalsiyum  vitamin ve minerallerini oldukça yüksek oranda içeriğinde barındırmaktadır. Taze ve ucuz olarak bu vitamin ve mineral bazında zengin olan kök sebzeyi Pembe Sultan Adıyla harika bir lezzette tüketebilmeniz için, nezhece tarif edeceğim.

 

Malzemeler:

  • 3-4 adet orta boy kırmızı pancar
  • 250 gr yoğurt
  • 4-5 çorba kaşığı mayonez
  • 1-2 diş sarımsak
  • tuz

Hazırlanışı:

Aldığınız kırmızı pancar, eğer yapraklı ise önce kesmek suretiyle yapraklarını temizleyelim. Kabuklarını soyarak derin bir kabın içine rendeleyelim. Pancarın yarısını rendenin kalın tarfıyla diğer yarısını ince tarafıyla rendeleyelim. Üzerine sarımsağıda rendeden geçirmek suretiyle, sırasıyla yoğurdu, mayonezi ve arzuya göre tuzu ilave ederek karıştıralım. iyice halleşmiş pembe sultanı servis tabağına alrak sunum için hazırlayalım.

Afiyet  olsun.

Kırmızı Pancarın Faydaları:

  • Kırmızı pancara, kırmızı rengini veren pigmentler yüksek oranda bulunduğu için kansere karşı savaşmakta etkilidir.
  • Yüksek oranda antioksidan içerdiğinden, kansere yakalanma riskini azaltmaktadır.
  • Kırmızı pancarın içinde bulunan nitrat, vücuda girdiğinde nitrik aside dönüşmektedir. Nitrik asit ise kan basıncını düşük seviyede tutmak için damarlarda  üretilen bir maddedir. Dolayısıyla yüksek tansiyonu düşürmektedir.
  • Pancar suyunu havuç, kereviz yada elma suyu ile karıştırmak suretiyle tüketildiğinde dolaşımı hızlandırarak beyne daha fazla kan gitmesini sağlamak surtiyle, unutkanlığı giderebilmektedir.
  • Eklem iltihaplanmasının azalmasına yardımcı olan, anti-inflamatuar maddesini içerinde barındırır.
  • Kalp sağlığını korur.
  • Karaciğeri  korur.
  • iştah açıcı etkisi vardır.
  • Demir eksikliğinde yine diğer meyve ve sebze sularıyla karıştırılmak suretiyle pancar suyu oldukça etkilidir.
  • Bağırsak hareketlerini hızlandırmak suretiyle kabızlığı giderir.
  • Vücüt  daynıklılığını artırma özelliği sayesinde, yorulma hissini gecıktirir. Böylelikle spor yaparken daha az  yorulmuş oluruz.
  • Üreme hormonlarının üretiminde gereksinim duyulan tüm mineraller kırmızı pancarın içeriğinde mevcuttur.
  • Strese bağlı bozuklukların tedavisinde etkili olan betalains maddesi içerir.
  • Kırmızı pancarı en vitaminli şeklinde yani çiğ tüketmek tavsiye olunur.

 

Kırmız Pancarın Zararları:

Kırmız Pancarın kendisini çok miktarda tüketmek yada Kırımızı pancarın suyunu seyreltilmeden içmek çok ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Kırmızı pancarın özellikle suyu çok güçlü etiye sahiptir.

Saf kırmızı pancar suyu çok miktarda tüketildiği taktirde karaciğere zarar verir. Aynı zamanda ses tellerine de geçici olarak zarar verir.

Pancar suyunu böbrek taşı,. ülser ve duodenum rahatsızlıkları olanlara tavsiye edilmez.

NOT:

Pancar suyunu mutlaka kereviz, havuç yada elma gibi sebze ve meyvelerin sularıyla karıştırmak suretiyle tüketilmesi tavsiye edilir.

 

 

Lahana Turşusu benim ve eminim herkesin en sevdiği turşu çeşididir.  Lahana turşusu tarifim herkesin kurabileceği kadar kolay , hem de pratiktir.

Bilindiği gibi her sebzenin turşu haline getirilmesi vitamin değerini on katına çıkarmakta olup , farklı bir lezzet olarak tüketmemizi kolaylaştırmaktadır. Şu anda mevsiminde olduğumuz lahana , turşusunu kurup tüketmek için en ideal zamandır.

Lahana turşusu nasıl yapılır şimdi size nezihece tarif edeyim.

2 kg’lık kavanoz için malzeme miktarları:

Malzemeler:

  • 1 orta boy lahananın 1/4 ü
  • 1 tane havuç
  • 1 küçük çay bardağı sirke
  • 1 tatlı kaşığı silme kaya tuzu (çekilmş)
  • 4-5 diş sarımsak
  • 3-4 adet biberiye (arzuya göre acı sevenlere)
  • su

Hazırlanışı:

Lahanalar yıkanıp boyutları arzuya göre ayarlanarak doğranır. Sarımsaklar soyulup yıkanır. Havuçlar soyulup doğranır. Doğramış olduğumuz lahanalardan başlamak üzere sırasıyla kavanoza dizmeye başlayalım. Bir kat lahana üzerine biraz havuç , 1- 2 sarımsak olmak üzere kovanoz dolana kadar dizelim. Her sırada elimizle bastırarak sıkıştıralım.En üste eğer acı bir turşu olmasını istiyorsanız biberiyeleri dizelim. Hazırladığımız sirke ve kaya tuzunu da ekleyerek içme suyu kullanmak koşuluyla kavanozun 2/3 ünü geçmeyecek şekilde dolduralım. Hava almayacak şekilde mümkünse yeni kapak kullanarak kavanozumuzu kapatalım.

Çocuklar lahana turşusundan rahatça yiyebilsinler diye , ben kendi turşumda biberiye kullanmadım. Sirke ise kendi yaptığım ev yapımı üzüm sirkesi olduğu için tam dolu çay bardağı kullandım.  Hazır sirke kullanmak  isteyenler , sirke miktarını 1/3 oranında azaltmaları lezzeti açısından daha iyi bir sonuç olacaktır.

Sıkıca kapağını kapatmış olduğumuz lahana turşusunu , çok iyi bir şekilde sallamak suretiyle (belki biraz da alt üst edip çevirerek) tuz ve sirkenin kavanozun her tarafına dağılmasını ve lahana turşusunun daha iyi kurulmasını sağlamalıyız.

Artık lahana turşumuz hazır. Şimdi sırada  lahana turşusunu nasıl ve ne kadar süreyle bekletmemiz gerektiğini anlatalım. Lahana turşusu kavanozunu serin ve karanlık bir yerde 15 ila 20 gün olmak kaydıyla bekletmeliyiz. Bu sürenin sonunda artık lahana turşumuzu yemeklerin yanında gönül rahatlığıyla tüketebirsiniz.

 

Püf Noktası:

  • Kesinlikle musluk suyu kullanmayalım. Hazır içme suyu yada dinlendirilmiş su kullanmalıyız.
  • Eğer daha yumuşak bir turşu olmasını isterseniz lahanaları ufalanmış kaya tuzu ile önce ovalamanız gerekmektedir. Biz biraz, tabiri caizse turşuyu kütür kütür sevdiğimiz için , lahanayı kaya tuzu ile ovalamadan kurdum.
  • Kavanoz kağı hava almayacak şekilde kapatılmalı.
  • Kaya tuzu ve sirke kavanoz iyice çalkalanmak suretiyle karıştırılmalı.

Afiyet olsun.

 

 

Yeterli Miktarda Su İçmeyince Vücudunuzda oluşması Muhtemel 10 Problem

Sağlıklı yaşam için vücudumuzla  ilgili günlük yapmamız gereken bazı şeyler vardır. Doğru beslenmek, egzersiz yapmak, düzenli uyumak ve yeterli miktarda su içmek gibi. Her yetişkin birey günde en az 2 litre su içmelidir. Yapılan araştırmalar, en az  2 litre su içen kişilerin içmeyenlere oranla daha sağlıklı olduğunu göstermektedir.yeterli miktarda su içmeyen bireylerin vücudunda bir takım problemler oluşma ihtimali vardır. Bu problemlerin en belirgin olanlarını nezihece madde madde  sıralayalım.

1. Migren

 

Büyük bir kısmının sebebinin susuzluk olduğu bilinen migren ağrılarının oluşmaması ve migren ataklarının tutmaması için yeterli miktarda su içilmelidir. Vücut ısısı susuzluktan artar ve bu da damarların genişlemesine neden olur.Migren ataklarının ve baş ağrısının başlamasına genişleyen damarlar neden olur. Migren ataklarını  hayatımızdan çıkarmak istiyorsak öncelikle yeterli miktarda su içmeye özen  göstermeliyiz. Bir bardak soğuk su içmek, eğer başağrısı başlangıç aşamasında ise vücut ısısını düşüreceği için ağrısının azalmasına yardımcı olacaktır.

 

2. Yüksek Kolesterol ve

Kalp Problemleri

İnsan vücudunda yüksek miktarda kolesterol üretilme sebeplerinden birisidir susuzluk.Susuz kalan  hücrelerdeki suyun çekilmemesi için savunma mekanizması olarak kollesterol miktarını artırır. Kandaki kolesterol miktarının yüksek bulunması ise ciddi hastalıklara yol açabilir. Kalp tüm dolaşım sistemini yöneten organ olarak %80 i su içermektedir. Kalp sağlığının devamı ve doğru çalışmasının sürekliliği için, yeterli miktarda su içmeliyiz. Birbirini tetikleyen olumsuz olayların vücutta  gerçekleşmesini engellemek elinizde.  Kalp damar ve hücre sağlığınız için yeterli miktarda su için.

3. Saç Dökülmesi

 

Saçların solgunlaşması, daha kırılgan ve dökülmeye meyilli olmasının nedenlerinden biri,  gün içerisinde yeterli miktarda  su içmemektendir. Kafa derisinin kuruyarak kepeklenmesinin ise sebeplerinin başında yeterli miktarda su içmemek gelmektedir. Sağlıklı ve dökülmeyen saçlara sahip olmak için her gün yeterince su içtiğinizden emin olmalısınız.

 

4.Ciltte, Yağlanma

Kuruluk ve Kırışıklıklar

Herkesin sıklıkla düştüğü hataların başında yağlı cildin nemlendirici kreme ihtiyaç duymadığını düşünmek gelir. Bu aslında tamamen yanlıştır. Cildin yağ üretme sebebi, yeterince nemlendirilmediği içindir.Dışarıdan cilde sürülen nemlendirici kremlerin biraz etkisi olsada, asıl olan su  içmektir. İhtiyacı olan nemi içerden alan cilt,  yağ üretimini azalatır. Temiz, yağsız canlı bir cilde sahip olmanın yolu yeterli miktarda su içmektir.

 

Yeterince su içilmediğinde ciltteki hücrelerin yapısı bozulmaya başlar. önce cilt kuruluğu ve pul pul dökülme ile ortaya çıkar, ilerledikçe kırışıklık gibi onarılamaz cilt problemlerine neden olabilir. Bol bol su tüketmek yaşlanma belirtilerini daha ileri bir zamana erteleyebililecek bir etken olabilir. Nemlendirici kremleri cilde sürmek  sadece belli bir deri katmanına kadar ulaşmasını sağlayabilir. Cildin ihtiyacı plan suyu karşılamak için yeterli miktarda su içmek gerektiğini ve hücrelerinizin suya ihtiyacı olduğunu unutmamalıdır.

 

5. Hazımsızlık, Kabızlık

Su sindirim sisteminde büyük bir rol oynar. Yeterince su içmezseniz sindirimin başladığı ilk yer olan ağızda yeterince tükürük salgılanamaz ve besinler düzgün bir şekilde sindirilemez. Ayrıca midede sindirim yapabilmek için gerekli olan salgılar da su olmadan salgılanamayacağı için yedikleriniz uzun süre midenizde kalacak ve sizi rahatsız edecektir.

Yeterince su alamayan sindirim sisteminiz çok daha yavaş çalışmaya başlayacağı için kabız olma ihtimaliniz yüksektir. Sadece gün içerisinde içtiğiniz su miktarını arttırarak kabız olmaktan kurtulabilirsiniz.

 

6. Tansiyon ve Enerji Kaybı

Susuzluğun sebep olduğu ciddi problemlerden biri de hipertansiyondur. Vücut  toksinlerine ve hücrelerde oluşan diğer atıkların uzaklaştırılamamış olması, kan basıncını artıracaktır. Özellikle tansiyon hastaları için tehlikeli bir durum oluşacaktır.. Bu sebepten tansiyonla ilgili sağlık sorunu yaşayanlar, günlük içtikleri su miktarına son derece dikkat etmeleri gerekmektedir.

Su, İnsan vücudunun en önemli yakıtıdır. Yani yeterli miktarda  su içmediğimiz zaman çalışmayan bir mekanizmaya sahip oluyoruz.. Vücuttaki %1’lik bir su azalması, %10 enerji kaybına yol açmaktadır. Eğer vücudunuzda yeterince su yoksa, ağır işlerde çalışıp, spor yapmaya devam ederseniz, vücudunuz bunu reddeder ve en iyi ihtimalle bayılırsınız.

 

 

7.Obezite

 

 

Obeziteyi  ve aşırı kilo almayı tetikleyen etken, vücuttaki toksin ve diğer atık maddelerin yeterli su olmadığından vücuttan atılamayarak metabolizmanın düzenli calışarak yağ yakmasını engellemesinden kaynaklanır Bu sebeple kilo almayı engellemek için her gün en az 2 litre su içimelidir. Su sayesinde hızlı çalışmaya başlayan metabolizma yağ yakmayı hızlandırabilir. Kilo vermeyi hedefleyenler  bu şekilde daha kolay kilo verebilir. Not:Bir bardak suyu mideniz açlıktan kazındığında içerseniz, bir süreliğine daha kendinizi tok hissedebilirsiniz.

 

8. Böbrek Problemleri

 

Böbreklerin düzenli  ve düzgün çalışması için yeterince su içilmesi gerekmektedir. Böbreklerde sırf yeterli su içilmediği için dahi ağrı oluşabilmektedir. Ciddi böbrek rahatsızlıkları yaşamamak için düzenli olarak su içmeye devam edilmelidir.

9.Anne Sütünde Azalma

 

Anne sütünü artıran en önemli etkenin su olduğunu tüm emziren anneler bilmelidir. Yeterli miktarda su içmeyen annelerin sütleri daha az gelmeye başlar. Bu nedenle sütünün azaldığını farkeden anneler, daha fazla su tüketmeye özen göstermelidirler.

 

10. Eklem Rahatsızlıkları ve

Kas Krampları

Su eklemler için  son derece elzemdir. Kıkırdak doku hareketi sağlayan  yapısını yüksek oranda sudan temin etmektedir.Eklemlerimizin sıkıntı vermeden hareket etmesini sağlamk için suya ihtiyacı vardır.Gün içerisinde yeterli su tüketilmez ise , eklem rahatsızlıkları ortaya çıkar. Eklemlerin birbirlerine sürtünmesi sonucu  zamanla yırtılabilir ve ciddi rahatsızlıklara yol açabilir.

 

Kasın daha elastik olmasını, yapısını etkileyen  su sağlamaktadır.Gün içerisinde yeterli miktarda su içmiyorsanız, kaslar kasılılma işleminden sonra açılmakta zorluk çekebilir.Bunun sonucu ağrılı kramplar yaşayabilirsiniz. Özellikle spor yapanların yeterli miktarda su içtiklerinde  emin olmaları gerekmektedir.

 

 

10 Madde halinde  toparlamaya çalıştığımız yeterince su içmemenin vücuda vereceği muhtemel problemleri nezihece sıraladım. Susuzluk hissi gelerek su içmeyi beklemeyelim, sağlıklı kalabilmek için mutlaka düzenli olarak  su içelim.